WORKSHOP 44 15-30/07/2019 NEVZAT SAYIN , HERKES İÇİN MİMARLIK , DERNEĞİ

ÇAĞRI METNİ

*

“Büyükşehir yasası” ile köyler kentin mahalleleri 

haline getirilip, kentin imar kurallarıyla yapılandırılmaya 

çalışılırken köylerin ‘köy olma nitelikleri’ de 

yok olmaya yüz tuttu. Kendine has nitelikleriyle 

kendilerine özgü yaşama, yapma alışkanlıkları olan köylüler 

değişen koşullara nasıl uyum sağlayacaklarını düşüne dursunlar, 

“taşımalı eğitim” denilen tuhaf, toptancı eğitim anlayışıyla 

köy okulları işlevsiz kaldı ve köylerin kimsesiz 

kalmasındabu kararın büyük payı oldu.

Giderek ıssızlaşan köylerin sesi soluğu kesilen yapıları 

olan ilkokulların hemen hepsi bomboş duruyor ve giderek modern zamanların 

kırsal kesim harabelerine dönüşüyor. Kullanılmayan, boşaltılan yapıların 
küstüğü söylenir. Bu yapı bir ilköğretim okulu olduğunda küskünlüğü daha da artıyor olmalı.

Mimarlık çalışmalarımızı sürdürdüğümüz Yahşibey, 

İzmir’in Dikili ilçesinin 25 köyünden biri ve 

her iki okul yapısı da terkedilmiş durumda. 

Diğer köylerin de durumu aynı. Bugüne kadar 

gerçekleştirdiğimiz Yahşibey çalışmalarında farklı 

çalışmalarımızın yanı sıra her iki okul için de 

yeni kullanım önerileri üzerinde de çalıştık ama 

bu kez sadece artık okul olarak kullanılmayan 

bu terk edilmiş okul yapılarına odaklanmak istiyoruz.

Bu istek, Bizim Çocuklar Derneği ile Emre Senan 

görüşmelerinden çıktı ve sonra bu görüşmelere konu ile 

ilgili 2012 yılından beri “Atıl Köy Okulları” isimli 

bir proje yürüten Herkes İçin Mimarlık Derneği de katıldı. 

Birkaç günönce yaptığımız ortak bir toplantıda 

bu yapıların yine çocuklar için kullanılması 

üzerine konuştuk ve bu konuda çalışmaya karar verdik. 

Bu dönem asıl meselemiz bu olacak.

Ama her dönem olduğu gibi, bu dönem çalışması 

içinde de gelenek, zanaatkarlık, teknoloji, yerellik, 

iklim, antikite, göç, komşuluk, paylaşım, karmaşıklık, 

basitlik, kutlamalar, törenler, mimarlı ve 

mimarsız mimarlıklar gibi konular üzerinde tartışıp konuşabileceğiz.

Dikili köylerini görüp çalışmalarımızın hem 

kendine has hem de başka köyleriçin model oluşturulabilecek 

yönlerini bulup, anlamaya çalışacağız. Anlamaya çalışırken 

zihnimizi açmak için hemen yakınımızdaki Bergama ve Aigai 

antik kentlerini görmemek olmaz çünkü ileri doğru 

yaşasak bile geriye doğru bakarak anlıyoruz.

Dönemin sonunda Yahşibey Okulları için geliştirdiğimiz 

öneriler doğrudan çalıştığımız köy için olmakla birlikte dolaylı 

olarak başka köyler için de ipuçları taşıyor olacak. 

Gerçekleşmeye çok yakın duran bu dönemin mimari tasarım 

çalışmasında görüşmek üzere.


NEVZAT SAYIN



İLİŞKİ İÇİN:

dilarasezgin@nsmh.com